Twitter Facebook More

21 Ocak 2013 Pazartesi

Uzun Ömürlü ve Sosyal: Onarım Kafeler (Repair Café)

,

Sürdürülebilir bir yaşamın yolu, sürdürülebilir ilişkilerden geçer. Her ne kadar daha doğa-dostu olma konusunda giderek bilinçleniyor olsak da, aldığımız bilgileri bireysel olarak kararlılıkla sürdürme konusunda sorunlar yaşıyoruz. Kişisel olarak çaba gösteren ama diğer insanların ne yaptığından bihaber olan birinin kolaylıkla motivasyonu kırılabiliyor. Hiçbir işe yaramıyor gibi hissedebiliyor. Birbirimizin çabasını görmeliyiz ki, daha güçlü hissedelim, birlikte hareket edelim. İşte bu, topluluğun bireye güç veren önemli özelliklerinden birisidir.




Onarım Kafe’yi ilk okuduğumda kafamda oluşan düşünceler bunlardı. Mahallelerde hala vardır onarım dükkanları ama artık kaç kişi eşyalarını götürüyor oralara? Veya teknik servisi aramakla Onarım Kafe’ye gitmek arasında ne gibi bir fark olabilir?

Eski gazeteci Martine Postma ve Peter van Vliet, “onarım kafe” fikrini 2009’da oluşturuyorlar ve 18 Ekim 2009 tarihinde Amsterdam’da ilk Onarım Kafe’yi açıyorlar. Onarım Kafe’nin özelliği, herhangi bir ücret ödemeden tamir edilmesi gereken eşyalarınızı götürüp tamir ettirmek ve bunun gönüllüler tarafından gerçekleştirilmesi.  Ancak daha da önemli özelliği, “onarmak”la ilgili eğitimler verilmesi, herkesin isterse gönüllü olabilmesi ve giderek büyüyen bir dayanışma ağına sahip olması.

İşte tam bu noktada, “sürdürülebilir ilişki” kavramı devreye giriyor. Toplumda herhangi bir şekilde tüketime karşı bir hareket yürütülecekse, mutlaka içinde bir topluluk dayanışması olması gerekiyor. İnsanların birbiriyle iletişim kuracağı, güven geliştireceği, yardımlaşacağı ve en önemlisi, aynı davranışı çok sayıda insanın gerçekleştirdiğini görüp, o davranışın doğal ve mantıklı olduğuna dair güven geliştireceği bir ortam yaratılması gerekiyor. İşte Onarım Kafe’yi herhangi bir tamirat dükkanından ayıran özellikler bunlar. Başarılı olmasını sağlayan özellikler de bunlar.

Çünkü 2010 tarihinde Repair Cafe Foundation adındaki vakıfları hükümetten 525.000 dolar bağış aldı ve şu anda Hollanda’da 62 adet Onarım Kafe bulunuyor. Aynı zamanda DOEN Foundation’dan da  260.000 dolar bağış aldılar. Bu sayede bir “Repair” arabaları bile var. DOEN Foundation’ın direktörü Nina Tellegen Onarım Kafe’nin sosyal ortamını şöyle açıklıyor:

“Bizim için ilginç olan, insanların, yanyana yaşayan yabancılar olması için değil, tanışması için yeni yerler yaratıyor .”

Maddi dünyayla kurduğumuz ilişki ile manevi olan arasında büyük ilişki var.  Eşyalarımızı bozulsa da bozulmasa da sürekli atıp, yerine yenilerini alarak yaşıyoruz. Bu düşünce şekli, herşeye bakışımızı belirlediğinde(hele bir de bu şekilde büyüdüysek), insanlara bakış açımız da kullan-at şeklinde oluyor. Biri canımızı mı sıktı, yerine yenisi gelir. İlişkilere de emek harcamaz, onlar için mücadele etmez oluyoruz. Onarım Kafe gibi bir mekan, iki dünyayı bir araya getirip, aslında ne kadar da birbirine bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Para vererek aldığımız her hizmette-hele ki mahalle yerine büyük bir mağaza, avm falansa-insanlarla temasımız minimuma iniyor ve giderek birbirimize yabancılaşıyoruz. Burada ise böyle bir sorun yok. Gönüllüler yardımcı olduğu için, bir nevi armağan olan bu destek, minnettarlık duygusu bırakıyor insanlarda. Bu duygu, surat asıp, işimiz bitince arkamızı dönüp kaçamayacağımız bir ortamı getiriyor. Eşyamız tamir olurken, duygularımız da tamir oluyor, yenileniyor.  Böylece eşyaların hayatına devam ettiği mekan, hep oralarda olacağını tahmin ettiğiniz dostlara da evsahipliği yapıyor. Bu nedenle, Hollanda’da hızla yayıldı bu fikir ve giderek diğer ülkelere de yayılmaya devam ediyor.

Onarım Kafe, Avrupa’da benzer bir girişim başlatmak isteyenlere ücretsiz destek de veriyor. Verdikleri destekler şöyle:

Kapsamlı enformasyon paketi
Özelleştirilmiş tavsiyeler
Poster ve el ilanları
Kendi ağları aracılığıyla tanıtım

Bu desteği verirken bazı şartları var. Resmi isimleri olan “Repair Café” adının kullanılması, yine bu adın her tür tanıtım ve iletişim için ve logo olarak kullanılması ve web sitelerine yönlendirme verilmesini özellikle istiyorlar çünkü bu sayede aktif bir ağ oluşturabileceklerini düşünüyorlar.  Aynı zamanda, aynı isimle yayılması, insanlardaki güven ve birliktelik duygusunu da arttırabilir.

Fixers Collective
Onarım Kafe bu şekilde, insanların eşyalarını tamir edip kullanabileceğini tekrar hatırlatıyor. Bu bilgiyi unutanların öğrenmelerine olanak tanıyor. Bunun yanında, kahve içip, birbirleriyle sohbet edecekleri, dergi, kitap okuyacakları bir buluşma yeri sunuyor. Bir AVM’ye göre takılması ne zevkli bir mekan!
Farklı isimle de olsa, bu yönde başka girişimler de mevcut. Örneğin ABD’de “Yaşamımızdaki birşeyleri düzeltmek için birlikte çalışıyoruz” sloganıyla Fix Collective NYC var. Fix Collective’de, insanların kırık birşeyi düzeltmek için bir araya gelip uğraşıyorlar veya onu tekrar nasıl kullanabilecekleri üzerine kafa yoruyorlar. Almanya'da Köln'de Repair Café'nin bir şubesi var, Dingfabrik isimli bir dernek tarafından kurulmuş. Tamirat işlerini yaparken, Hollanda'daki girişimden haberdar olup, o formata geçiyorlar. Dernek üyelerinden Alex Speckman, Onarım Kafe'nin amacını kısaca şöyle özetliyor: "“Radyo ya da televizyon tamiratı yapan ve bundan kazanç sağlayan tamirhanelere rakip çıkmak istemiyoruz. Sadece birçok insan bu işleri yalnız yapamıyor ve biz kafe ortamında bu insanların birbirine destek olmasını, bizim sunduğumuz olanaklardan yararlanmasını istiyoruz.”




Son olarak Onarım Manifestosunu da unutmayalım:

1. Eşyalarınızın daha uzun yaşamasını sağlar: Onardığınızda eşyanıza ikinci bir yaşam şansı verirsiniz.
2. Eşyalar onarılabilecek şekilde tasarlanmalıdır: Eşyalara onarım bilgisi eklenmelidir.
3. Onarım değiştirme değildir: Yani bozuk parçanın atılması anlamına gelmez.
4. Onu öldürmeyen şey güçlendirir: Her onarımda eşyanın potansiyelini ve ruhunu geliştiririz.
5. Onarım yaratıcı bir süreçtir: Yeni teknik ve araçlar hayalgücünü harekete geçirir.
6. Onarım modadan kurtulur: Yani trendlerle alakalı değildir, bu anlamda bir sınırı yoktur.
7. Onarmak keşfetmektir: Eşyanın nasıl çalıştığını keşfedersiniz.
8. Onar-iyi günlerde bile!: Bu manifesto parayla değil düşünce şekliyle alakalıdır.
9. Onarılmış şeyler sıradışıdır: Sahteler onarılarak orjinal olabilir.
10. Onarım özgürlüktür: Teknolojinin kölesi olmayın, efendisi olun. Kırıldıysa onarın, daha iyi hale getirin.
11. Herşeyi plastik bir torbayı bile onarabilirsiniz: Uzun süre kullanılabilecek bir çanta almanızı ve gerektiğinde onarmanızı tavsiye ediyoruz.
Geri dönüşürmeyin, Onarın!
(Platform 21, Repair Manifesto'dan özetlenmiştir)

Kaynaklar:
 http://blog.krrb.com/2012/01/19/its-third-thursday-%E2%80%93-time-for-the-fixers-collective-in-brooklyn/
http://www.rnw.nl/english/video/if-its-broke-fix-it
http://www.dw.de/k%C3%B6lnde-tamirat-kafesi/a-16180224
http://repaircafe.org/
http://www.nytimes.com/2012/05/09/world/europe/amsterdam-tries-to-change-culture-with-repair-cafes.html?pagewanted=1&_r=4&ref=world









0 yorum to “Uzun Ömürlü ve Sosyal: Onarım Kafeler (Repair Café)”

Yorum Gönder