Twitter Facebook More

11 Aralık 2012 Salı

Ticareti İşgal Et: Paylaşım Ekonomisinin Sessiz Devrimi

,
Sarah Horowitz'in 6 Aralık 2011'de the Atlantic'te yayınlanan yazısıdır.



Büyük Gerileme(Great Regression) ve Occupy Wall St. Hareketinin gölgesinde, sıradan insanlar iş dünyasıyla olan şartlarını yeniden tartışıyor. Daha az harcamak, daha çok yapmak ve problemleri birlikte çözmek istiyorlar. Onlar yeni “paylaşım ekonomisinin” temelleridir.


Büyük şirketler tökezliyor. İşsizlik hala çok fazla. Ve orta sınıf giderek sadece bir hatıra oluyor. Bütün bu kötü haberlerle, umut için nereye bakabiliriz?

Kickstarter. Zipcar. Shareable. Etsy. Kiva. Prosper. Airbnb.

Bunlar ve diğer “kolektif tüketim” şirketleri, geleneksel iş dünyası ve hükümet giderek Amerikalıların ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve temel desteği sağlayamadığından,  zorunluluktan yükselen yeni bir ekonominin parçalarıdır.

Paylaşım ekonomisi insanların bir araya gelip kendi pazarlarını (Airbnb), kendi ürünlerini (Etsy) ve kendi para birimlerini (TimeBanks) yaratmalarına dayanmaktadır. Paylaşılan ihtiyaçlara, güvene ve grubun bireyden daha güçlü olduğu inancına dayanmaktadır. 

Bu yeni paylaşılan Pazar ekonomisi sessiz bir devrimle hareket etmektedir: Sarsılan ekonomimize, bitmeyen ve düşüncesizce bir tüketimle daha fazla destek olmak istemeyen milyonlarca Amerikalı.

Onlar, hiper-tüketim  sürdürülebilir olmadığı, hem de daha az paraları olduğu için artık bir opsiyon olmadığını farkettiler.  Bunun yerine Amerikalılar sınırlı gelirlerini sorumlu, düşünceli ve bağlantılı bir yolda harcamaya başlıyorlar. Paralarının nereye gittiğiyle ilgili iyi hissetmek istiyorlar.

Başkan Roosevelt 1930’larda Yeni Düzen’e (New Deal) geçirdiğinde, bu ülke tarihindeki en önemli işçi hakları mevzuatının parçasıydı. İlk defa, işçilere daha önce sadece şirket sahiplerine ait olan bir ekonomi payından paylaşım vererek çalışma alanıyla adilliği tanıştırdı. 

Yeni Düzen aynı zamanda konuşulmayan bir anlaşmayı düzenledi. Çalışanlar bir kurum için haftada 40 saat çalışacak ve kurum, karşılığında onlara yaşanabilir bir maaş verecek ki onlar da Amerikan Rüyası’ndan bir parçaya sahip olabilsinler.

Ama anlaşma 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çözülmeye başladı ve iki zararlı trendle kötüleşti: azalan oranlı vergileme ve sendikasızlaştırma.

İşçiler anlaşma masasındaki yerlerini kaybederken en zengin, vergilerdeki adil payını ödemeyi bıraktı. Sahip olanlar, pastadan daha fazla talep ettiler, çalışanları daha az maaşa daha çok çalışmışken.

%99 “işgalcilerinin” çağrılarında bu un ufak olan anlaşmanın yankılarını duyuyorsunuz. Bu anlaşma  resmi olarak bitti ve birçok Amerikalı kendilerini korumak için kendi hallerine bırakıldı.
Anlaşmanın yerini ne alacak? Gelir eşitliliğini nasıl yeniden yerleştireceğiz ve işçilerin temel ihtiyaçlarını sağlayacağız? Buna Sessiz Devrim deniliyor ve yeni paylaşım ekonomimizi ilerletiyor.

Sessiz Devrim sözlü bir hareket veya politika önerisi değildir. Yerel gıda alan, topluluk işlerini destekleyen, yeşil yaşayan ve kaynaklarını(zaman,para ve ürünler) paylaşan insanlardır. Sistemden çekilerek ona saldıran insanlardır. Sadece tüketmek için çalışmak istemeyen insanlardır. Dünyanın kaynaklarının – ve kendi finanslarının – limitli olduğunu anladılar ve üzerinde olduğumuz tüketim yolunun sürdürülebilir olmadığını. Kararlarının şimdiki toplum ve gelecek kuşaklar üzerinde etkileri olduğunu farkettiler. Onlar, eylemlerinin ekolojik, sosyal ve finansal etkilerinin farkında olan ve birbiriyle bağlantıda olmak isteyen “360 derece insanlardır”.

 Aynı zamanda iş dünyası ve hükümetlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayamayacağını görüyorlar. Yüzleştikleri zorluklar için kendi çözümlerini inşa etmeye ihtiyaçları olduğunu biliyorlar.
Sessiz Devrim’in her yerde olduğunu görmek mümkün: kolektif satın alma ve ürün değiş tokuşu (Zipcar ve SnapGoods), sosyal problemleri çözme (Open Ideo) ,enformasyon birikimi (Ushahidi),  finansal borç verme( Prosper ve Kickstarter), ağ kurma ve bağlantı (Connect.me), ofis alanı paylaşımı (Loosecubes), öğretme (Skillshare) ve hatta çocuk bakımı (babysitting co-ops).

Bu hareket bilmeden ekonomimizi tekrar organize etme potansiyeline sahip yeni bir ekonomik sistem yaratıyor. Sessiz Devrim’in satın alma kararları, gelecekte iş dünyasından ne beklediğimizin üzerinde önemli bir etkisi olabilir.

Ticari faaliyetlerin başarılı olması için, olabildiğince kar yapması ve her pahada kısa dönem kazançlarını doğurması gerektiğine inanmak üzere eğitildik. Ama Sessiz Devrim, şeffaflığa ve sorumluluğa değer veren yeni bir sosyal piyasa ekosistemi yaratıyor.Yeni ekosistem, üç aylık karlılık üzerinden uzun dönem sürdürülebilirliği kolaylaştırarak sosyal-amaçlı işleri destekliyor

Sosyal amaçları desteklemek için yeni finansal modeller sunuyor. B Corporations’ın yükselişi ve sosyal girişimler, kar ve sosyal sorumluluğun aynı anda başarılabileceğini gösteriyor.

Bir bakıma Sessiz Devrim,topluluğa, sağlığa, ekolojiye, mutluluğa ve dengeye odaklanmasıyla temele bir dönüştür. Kökeninde karşılıklılık fikri yatar – insanların bir araya gelmesi, kaynakları birleştirmesi ve kendi ihtiyaçlarını karşılaması. Bunu çekici yapan basitliği: büyük şirket veya hükümet tarafından yönlendirilmiyor, sadece paylaşılan ihtiyaçlar ve ortak bir vizyona sahip bir grup insan öncülük ediyor.

Bu hükümet ve iş dünyasının hiç rol oynamayacağı anlamına gelmiyor. Gerçekte, onların bu Sessiz Devrime aktif katılımı önemli. Neyseki, önceki AOL başkanı Steve Case gibi bazı girişimci iş liderleri yeni ekonomiye yatırım yapıyorlar. Ama daha fazla ticari anlaşmaya ihtiyacımız var, özellikle Washington ve eyalet binaları ile belediyelerde.

Geliştirilmek için Sessiz Devrim’in, vergi kesintiler sağlama, eşit şartlar oluşturma ve yenilikçi sivil toplum enstitüleri için teşvikler yaratılması gibi bazı hükümet desteğine ihtiyacı var.

Zipcar ve Etsy gibi kurumlar bize “kolektif tüketim” başarısının mümkün olduğunu gösterdi.  Paylaşılan başarıyı belli bir ölçüye getirmek, iş ve hükümet liderleri dahil bize bağlıdır. 

Kaynak: http://www.theatlantic.com/business/archive/2011/12/occupy-big-business-the-sharing-economys-quiet-revolution/249582/#.UMcq4pwek88.facebook




0 yorum to “Ticareti İşgal Et: Paylaşım Ekonomisinin Sessiz Devrimi”

Yorum Gönder