Twitter Facebook More

29 Ekim 2012 Pazartesi

Paylaşım Üzerine bir Araştırma

,

Paylaşım ekonomisi veya başka deyişle ortak kullanımın yayılımı, reklam ve pazarlamacıları da harekete geçirmeye başlıyor. Bu eğilimlerin yayıldığı ülkelerde tüketicinin tutum ve davranışı gerçekten değişim içindeyse, piyasa da ona göre şekillenmeye başlayabilir. Bu konuda adım atanlardan biri olarak Minneapolis Reklam Ajansı Campbell Mithun, tüketicilerin paylaşım ekonomisine karşı tutumunu anlamak için bir araştırma yapılmasına karar veriyor.

Carbonview Research, Campbell Mithun için Ocak 2012’de bu amaçla bir anket araştırması yürüttü. Bu araştırma ABD’de paylaşım ekonomisi üzerine tüketicilerin fikirlerini anlamak için yapıldı ve bu doğrultuda örneklem grubu olarak seçilen 383 katılımcıyla anket ve çevrimiçi söyleşiler yapıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, yanıt verenlerin yüzde 6o’i paylaşımı ilgi çekici buluyor, daha önce paylaşımda bulunan yüzde 71’i ise tekrar bu eylemi gerçekleştireceğini belirtiyor.
Şaşırtıcı biçimde, Gen X diye anılan 1960-80 arası doğanlar, Gen Y denilen 1980-2000 arası doğanlardan daha fazla paylaşımı cazip bulmakta. (yüzde 31 ve 24) Bu durum 1960-80 arası doğanların çocuk masrafları ve ev kredileri nedeniyle, paylaşımı pratik amaçların gerçekleşmesine uygun bulduğu şeklinde yorumlanıyor.

Katılımcıların sadece yüzde 36’sı ulaşım paylaşımına ilgi duyarken, çoğunluk kitap, bahçe-alan aletleri, ev eşyaları gibi daha yerel, hızlı ve pratik paylaşımları önemsiyor. Bu tür eşyaların paylaşımı daha pratik amaçlara ve zorunluluklara hizmet ettiği için tercih edilirken, ulaşım paylaşımını harekete geçiren dinamiklerin daha çok çevresel kaygılar olduğu düşünülüyor.

Katılımcıların paylaştıkları en acaip şeyler ise çorap (%36), diş fırçası (%19), iç çamaşırı (%15), eş (%8).

İlginç bir şekilde gelir arttıkça, paylaşım da artıyor. Yılda 75 bin dolar geliri olanların(%32), 40 bin olanlardan(yüzde 19) daha fazla paylaşım servislerini tercih ettikleri ortaya çıkmış.  

Araştırmaya katılanlar, paylaşım ekonomisine dahil olduklarında sağladıkları mantıklı ve duygusal yararlar üzerine çeşitli yanıtlar vermiş. Mantıklı yararların başında para tasarrufu geliyor. Sonrasında, çevre için yararlı olması, kişiye esneklik sağlaması, pratik olması ve tecrübe edinmek geliyor. Duygusal kazanımların başında ise sırasıyla yardımlaşma, topluluğa aitlik hissi, zeki hissetme, sorumluluk sahibi hissetme ve daha büyük bir kültürel hareketin parçası olma yer alıyor.

Campbell Mithun’un direktörü Lynn Franz’a göre tüketiciler artık daha az sahip olmak ama daha fazla yararlanmak istiyor. Sonuçlarda ortaya çıkan temel ihtiyaçlar, “azaltmak”, “pratiklik”, “onay alma” ve “ aitlik” etrafında toplanıyor.

Paylaşımla ilgili en büyük endişe güvenmek. Anket sonuçlarına göre, yüzde 30’unun eşyasının kaybolacağı endişesi taşıyor, yüzde 23 aracı olan ağa güven duyma sorunu yaşıyor, yüzde 14’ü mahremiyet kaygısı hissediyor.



Lynn Franz, araştırma sonucunda, paylaşım trendinin doğmakta olmadığını, artık varolduğunu belirtiyor. Tüketicilerin paylaşıma dair tutumlarıyla ilgili araştırmalar yeni yapılmaya başlanıyor ve ortaya çıkan sonuçlar, günümüzde insanları paylaşmaya itebilecek dinamikleri ortaya koymaktadır.

Paylaşım ekonomisi dahilinde başlatılacak girişimlerin başarılı olması için bu itici güçleri bilmeleri çok önemli. Güven gibi sorunların halledilmesi, paylaşıma dahil olmak isteyen ama adım atamayan potansiyel kişilerin de katılımını sağlayacaktır. Aitlik duygusunu vurgulayacak çalışmalar, yine bu yönde ihtiyaç duyan insanların harekete geçmesini sağlayabilir. Elbette ekonomik krizler, insanların birbirlerinin kaynaklarını kullanmayı hatırlaması ve bu yönde sistemler geliştirmesi için değerlendirilebilecek bir fırsat haline geliyor.



Kaynaklar:


0 yorum to “Paylaşım Üzerine bir Araştırma”

Yorum Gönder