Twitter Facebook More

8 Şubat 2012 Çarşamba

Araba Paylaşımı (Carsharing)

,
Araba paylaşımının iki şekli var. Birincisinde kendi arabanızı, sizinle aynı yöne giden insanlarla paylaşıyorsunuz veya siz arabası olan birine eşlik ediyorsunuz. İkincisinde bir şirkete ait arabayı, birçok insan kiralayarak ortak kullanıyor. Her paylaşım şeklinin amaçları aslında aynı; arabaların atmosfere saldığı sera gazı miktarını azaltmak ve maddi tasarruf sağlamak. Üçüncü bir amaç da daha sosyal bir yolculuk yapmaktır.

2004 yılında yapılan bir araştırma sonucuna göre Amerikan otomobillerinin yıllık sera gazı salınımı 314 milyon metrik ton olarak belirlenmiştir. Bu sayı 55 bin mil yol alan bir kömür trenine eşit olup dünyayı iki kez dolaşmaya yetebilmektedir. Artık insanların birle yetinmeyip birden fazla araba satın aldığı ve yakın mesafe yerlere bile otomobille gittikleri düşünülürse, yaratılan ekolojik tahribatın vahim boyutu hayal edilebilir sanırım. Üstelik İstanbul gibi, nüfusu çok fazla olan bir şehirde, araba sayısı da ciddi boyutlarda. İstanbul’un sürekli doğu-batı yönünde genişlemesi, iş merkezlerinin giderek daha uzak mesafelere taşınması, insanların yolda geçirdiği süreyi oldukça uzatıyor ve bu durum çok sayıda aracın hergün şehirlerarası yol kateder gibi trafiğe çıkması anlamına geliyor. Toplu taşıma geliştirilmeye çalışılsa da bu kalabalıkta onlar da ağzına kadar dolu, ve insanlar daha özerk olduklarını düşündükleri arabalarına daha da bağımlı oluyorlar. Aslında bu şartlarda çok da haksız sayılmazlar, çünkü insanların arasında doğal güvenlik mesafeleri vardır. Bu mesafeler kültürden kültüre değişmekle beraber ortalama 0-25 santimden mahrem sınırı başlar ve umumi yerler için 250 cm’e kadar gider. Ancak İstanbul’da toplu taşıma araçlarında böyle bir sınırın ortadan mecburen kalktığını biliyoruz. Bu nedenle insanlar arabalarında sınırlarının güvende olduğunu hissediyorlar. Bisikletle yolculuk etmek de ekstra zorluklar taşıyor çünkü şehirde bisiklet yolları yapılmamış. Yapılmış yerlerde de ulaşım değil keyif amaçlı yapılmış planlamalar söz konusu. Birçok insan arzu etse bile, bisikletle yolculuk etmeyi tehlikeli buluyor çünkü diğer sürücülere güvenmiyorlar. Ve işyerlerini yine uzak buluyorlar bisikletle gidebilmek için.


Bu şartlarda araba paylaşımı, hem maddi tasarruf sağlıyor insanlara, hem de daha rahat gitmelerine olanak tanıyor. Aslında bir toplu taşıma şekli olan araba paylaşımı, aynı zamanda daha ekolojik bir ulaşım için çözüm yaratmaya çalışıyor. Araba paylaşım(Carsharing) sitelerinin en büyüğü ABD ve İngiltere’nin çeşitli kentlerinde çalışan Zipcar’dır. Zipcar’da, siteye üye olup araba seçtikten sonra o arabayı rezerve ediyorsunuz. Daha sonra sitede seçtiğiniz arabaya gidip Zipcar’ın verdiği kartınızı gösteriyorsunuz. Gerekli teknolojik donanıma sahip araç, onu rezerve ettiğinizi algılıyor. Sonrasında aracı istediğiniz zaman açıp kapayabiliyorsunuz, başkası kullanamıyor. Her rezervasyon 180 mil yolculuk içeriyor ve benzin de karta dahil oluyor. Özetle Zipcar, pratik bir araba kiralama servisi, sadece ihtiyaç duyulduğunda kullanılması için. Zipcar’ın sitesindeki bilgilere göre, kullanıcıları, araba sahiplerine göre ayda 500$ tasarruf ediyor, 219 milyon galon benzin tasarrufu yapılıyor ve yola daha az araba çıkmış oluyor. Zipcar’ın benzerini Türkiye’de Atlagit sitesi yaptı. Atlagit saat bazında çalışıyor ve sigorta, vergi, bakım, temizlik, otopark, benzin gibi bir araba sahibinin üzerinde sürekli yük oluşturan meseleleri, kullanıcılarının artık düşünmemesi gerektiğini söylüyor. Zipcarla aynı çalışma şekline sahip, paket fiyat önerileri sunuyor ve arabaların özelliklerini üye olmadan da görebiliyorsunuz. Şehrin merkezi bölgelerinde seçtiğiniz arabaya atlayıp gidebiliyorsunuz.


Henüz Türkiye’de görmediğim kiralama şekli de kişiden kişiye(peer-to-peer car sharing) araba paylaşımı. Bir şirketin aracı yerine insanlar birbirlerinin arabalarını kiralayarak yolculuk ediyorlar. Özellikle yakınlarında oturan kişilerin arabalarını kiralayabilmek pratik oluyor, arabasını kiralayan kişi de para kazanmış oluyor. Bunların dışında taksi paylaşım siteleri bile yapılmış ki bence İstanbul’da başarılı olabilecek bir uygulama. Çünkü vasıta bulunamadığında, bekleyenlerin bir araya gelip ortak taksi tutmaları sıkça rastlanan bir durum burada.
Türkiye’de de yaygın olan bir diğer paylaşım şekli ise en başta bahsettiğim araba sahibi kişinin yolculuğunu başkalarıyla paylaşması yani sürüş paylaşımı(ride sharing). Ortakaraba ve Ortakoto siteleri Türkiye’de sürüş paylaşımını gerçekleştiren siteler. Ortakaraba, çevre dostu ulaşım sloganıyla hareket ediyor ve normal paylaşımcılar dışında üniversitelileri ve maça gidenleri kategorize ederek, insanların amaçlarına uygun kişileri bulmasına yardımcı oluyor. Böylece örneğin hergün aynı saatlerde aynı üniversiteye giden birkaç kişi, giderleri paylaşarak, daha rahat bir ulaşım gerçekleştirebiliyorlar. Ortakoto da çevre duyarlılığını vurguluyor ve sitenin yol arkadaşı bulmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Çoğumuzun hergün saatlerce yol katettiğini düşünülürse, bu saatlerin daha kolay geçmesi için bir yol arkadaşına sahip olmak, onu tanımaya çalışmak ilginç olabilir, hem de vaktin daha rahat geçmesini sağlar.

Bu sitelerde güvenlik için plakalar ve kişisel bilgiler kayıtlı ancak yine de insanların uygulamaya geçmede en büyük sıkıntıları güven. Özellikle İstanbul’da insanların birbirine güvenmesi giderek güçleşiyor. Ama öte yandan, gittikçe daha şeffaf bir hale de geliyoruz, istediğimiz kişi hakkında internetten çokça bilgi toplayabiliriz. Yine de bu kesin çözüm olmaz. Güven duymak için eninde sonunda bir şans verip denememiz gerekir. Yaşam güvenmeyerek geçmez ne yazık ki, birbirimize güvenmeyi öğrenmek zorundayız. Güven duygusunda, bireysel özerklik sağlayan arabanın önemli bir yeri olduğu için belki de bu sorunu aşması en zor alanlardan biri araba paylaşımı. Ancak bireyselliğin kültürel olarak en önemli olduğu ülkelerde, ortak araba kullanımının giderek yaygınlaştığı düşünülürse, aslında imkansız olmadığı, gerekli koşullar toplumda oluşmaya başladığında da gerçeğe dönüşeceği anlaşılabilir. Yapılan bir araştırmaya göre 2009 yılında araba paylaşımı küresel boyutta 482.170 ton karbondioksit emisyonunun azalmasını sağlamış. 2010 yılında Kuzey Amerika’da 10.405 araç paylaşılmış, 516.100 kişi araba paylaşım uygulamalarını kullanmış. Ortalama araba kullanım süresinin 1 saat olduğu belirlenmiş, bu nedenle sahip olmaya ne gerek var deniyor. (Tabi İstanbul şartlarında bu süre biraz uzuyor herhalde, ve arabaların daha sıklıkla yerleştirilmesi gerek) Japonya’da yeni araç satın alma yüzde 30 azalmış. Future of Carsharing infografiğinde, daha fazla veriler var ve araba paylaşımının geleceği parlak gözüküyor.

Son olarak sadece markalar toplumlara etki etmez, toplumlar da markaları değişime zorlar. Bunun bir örneği olarak BMW DriveNow, Volkswagen Quicar, Peugeot MU, Daimler Car2Go, araba kiralama servisi açan dünyaca ünlü araba markalarıdır. Bu nedenle, değiştirmek istediğiniz konularda, kendinize güvenin ve adım atmaya çekinmeyin. Sizin yaptığınızı gören en az 1 kişi aynısı yapacaktır.

7 yorum:

  1. 'atlagit' Türkiye'deki araç paylaşım sistemini belki de en amatör haliyle ve araç kiralama mantığı ile yapan firma. bildiğim kadarıyla taksimde 'mobilizm' var. özellikle kendilerine araç paylaşım sistemiyiz demekteler.

    YanıtlaSil
  2. "Mobilizm"i duymamıştım, teşekkür ederim bilgilendirdiğiniz için. Sitesinin bağlantısını da vereyim, ihtiyacı olan ulaşır hemen: http://www.mobilizm.com/root.aspx

    YanıtlaSil
  3. kendilerine de bu işi türkiye'ye getiren ilk şirket demekteler. bakıldığında ROI için çok uzun zaman beklenilmesi gereken bir yatırım. ticari hedeflerinin yanında, ortak kullanım ve araç paylaşımının türkiye'de yaygınlaşması, insanların çevreye olan duyarlılığının artması için önemli bir görev üstlenmiş durumdular.

    YanıtlaSil
  4. benim için en iyi işleyeni http://www.ucuzagidelim.com oldu bugüne kadar

    YanıtlaSil
  5. Türkiye de bu işin öncüsü mobicar bence http://www.mobicar.com.tr/ araç çeşidi oldukça çok ve de lokasyon olarak İstanbul'un hemen hemen heryerinde bulunuyor Tek kelimeyle adamlar yapmış abi

    YanıtlaSil
  6. www.yolcuvar.com inceleyiniz. Oldukça kapsamlı...Bu işler için amatör bir ruhla yaratıldı....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet aynı ruhla yaratılmış ama tasarımı çok karışık. Bu şekilde insanları çekmesi zor olacaktır. Dilerim yakın zamanda tasarımı daha basit ve hoş hale getirirsiniz çünkü insanlar bir sayfaya girince ilk buna bakıyorlar, sayfada kalıp kalmayacaklarını görünüşüne bakarak karar veriyorlar.

      Sil