Twitter Facebook More

19 Aralık 2011 Pazartesi

Türkiye'nin ilk zaman bankası Zumbara

,
Zumbarayı anlatmanın en kolay yolu, yaşanılan deneyimi aktarmak. Çünkü Zumbara deneyimler, hikayeler için var. İlk bu ağa dahil olduğumda bize önceden aşılanan sosyal kaygılar eşliğinde, ben ne aktarabilir ne paylaşabilirim diye düşünürken, sitede bir süre göz gezdirdikten sonra bu kaygı giderek azaldı. Zira girilen arzlardan görülüyordu ki herkes samimiydi, herkes kendi gibiydi. Artık bıktığımız “daha çok olma”, “daha fazlası olma” takıntıları burada yoktu. Dolayısıyla çok basit görünen bilgiler, yetenekler bile bu alanda değerliydi çünkü herkesin ihtiyaçları aynı değildi, çeşitlilik kaybolup gitmiyor, tam tersine insana güven verici derecede ortada duruyordu.

Artık yemek yapmayı öğrenmek için, ismi akademi olan pahalı okullara gitmek zorunda değildim. Bir lisanı sevip sevmediğimi tam olarak anlamadan bir kura yazılmak zorunda değildim. Başkalarına çok basit gelen, ama benim günlük yaşamımı zorlaştıran çeşitli sorunlarıma burada insanların yaratıcı çözümleri olabilirdi. Benim derdimi dinlemeye hazır birileri vardı. Seyahate giderken plan yapmamı kolaylaştıracak insanlar oradaydı her zaman. Herkes farklı bir yaşam sürmüştü, deneyimleri farklıydı. Aynı olan iki şey vardı; zamanımız ve paylaşım arzumuz.

Böylece kendi arzımı belirlemeden önce üye olurken bana hediye edilmiş saatlerimden birini kullanmaya karar verdim. Blogumun konusunu da oluşturan alternatif ekonomiler hakkında bilgi edinmek için Zumbara ekibi Ayşegül Güzel ve Meltem Şendağ ile buluştum. Kurucu veya ekip gibi kelimeleri hep resmi algılarız yaşantımızda ama bu ekip gayet keyifli ve samimiydi. İlk Zumbara paylaşmım beni çok mutlu etti, birçok bilgi öğrendim, tartıştım, hem de iki güzel insanı tanımış oldum.

Eve döndükten sonra sisteme girip 1 saat ödememi yaptım. Olay bu kadar basit. Zamanım boşa değil bana oldukça ilham verici şekilde geçmişti. Üstelik hevesimi de arttırdı ve Zumbara’nın düzenlediği etkinliklere de katılmaya başladım. Ve böylece aslında yeni insanlarla yeni bir hikaye başlamış oldu yaşamımda. Bu hikaye, başka Zumbaracıları tanıdıkça bir ağacın dalları gibi çoğalıp büyümeye hazır durmakta.

Zumbaracı olunca…

Bundan sonra deneyimlerimiz ve paylaşımlarımız artacak. Çünkü Türkiye’nin ilk zaman bankası olan Zumbara’da herkesin zamanı eşit ve zaman alışverişi ile çok sayıda hizmet değiş tokuş edilebiliniyor. Yani benim bir saatim senin bir saatine eşit ve birbirimize yardımcı olduğumuzda harcadığımız süreyi para yerine saat olarak Zumbara üzerinden ödüyoruz veya kazanıyoruz. Kısacası bu sosyal ağda, para yerine zaman geçmektedir.

Para yerine zamanın ödenmesi veya kazanılmasının çeşitli avatanjları var. Normalde belki öğrenme ve deneme şansımız olamayacak veya çok paralara merakımızı gidereceğimiz birçok şeye ulaşmamız mümkün. Çünkü paramız olmasa da saatimiz her zaman var ve saatlerimizde de kazanabiliyoruz. Yeni hizmetler alabilmek için, bizim de sisteme birşeyler katmamız gerekiyor ki saat kazanabilelim. Bu süreç, bizi üretici olmaya zorluyor, üstelik kendi yeteneklerimizi daha iyi tanımayı, ortaya çıkarmayı sağlıyor. Belki iş yaşamında değer görmeyecek bir yetenek veya bilginiz Zumbara’da çok değerli olabilir.

Son olarak yukarıda belirttiğim gibi Zumbara deneyimler ve hikayeler yaratır. Hikayeler parayla satın alınamaz. Her hizmet ve zaman değişimi yeni bir insan demek, dolayısıyla yeni bir şans demek. Tam kafamıza göre sohbetler, kahkahalar, ileriye dönük dostluklar demek. Çünkü Zumbara topluluğuna değer veriyor, kendini onunla bir görüyor ve etkinlikleri ile onlara danışıyor, onları teşvik ediyor ve birlikteliği güçlendiriyor.

Zumbara sayfası:http://zumbara.com
Zumbara Blogu: http://zumbara.wordpress.com/

0 yorum to “Türkiye'nin ilk zaman bankası Zumbara”

Yorum Gönder